Makaleler » Laminat Parke » Laminat Parkenin Keşfi
resimKonu
LAMİNAT PARKENİN KEŞFİ OSMANLILARA DAYANIYOR
 

EPLF’nin (Avrupa Laminat Üreticileri Birliği) internet sitesinde yer alan açıklamaya göre, laminat tekniğinin ortaya çıkışı Osmanlılara dayanıyor.


Başlangıçta duvar panellerinde, mutfak tezgâhlarında ve masalarda kullanılan laminat, ilk olarak 80’lerin başında İsveç’te üretildi.

 

EPLF’nin (Avrupa Laminat Üreticileri Birliği) internet sitesinde yer alan açıklamaya göre, laminat tekniğinin ortaya çıkışı ise, Osmanlılara dayanıyor.

 

Konuyla ilgili, EPLF’nin websitesinde şu bilgiler yer alıyor, “Modernizmin bir parçası olan laminat parkelerin aslında oldukça eskiye dayanan, Osmanlılara kadar giden bir geçmişi bulunuyor. Osmanlılar, Çin’den getirdikleri kâğıtları bitki ve hayvan yağlarıyla kaplayarak (lamine ederek) hem daha sağlam ve uzun ömürlü hem de daha iyi okunabilir olması tekniğini keşfetmiş ve yüzyıllarca başarıyla uygulamışlardı.

 

Laminatın, Osmanlılara dayanan hikâyesi, bu tekniğin başlangıçta kâğıdı korumak ve dayanıklılığını arttırmak amacıyla ortaya çıktığını gösteriyor. Osmanlıların kullandıkları teknik, günümüzde laminat üretiminin öncüsü kabul ediliyor.

 

Ancak geçen zaman içinde laminat tekniği, kullanım alanlarının genişlemesi ve teknolojinin imkânlarıyla büyük değişikliklere uğramıştır. Modern laminat tekniği, 20. yüzyılın başında selofanın icat edilmesi ve kağıdın bu transparan maddeyle kaplanması sonucu oluşmuştur. Günümüzde, kâğıtları kaplamak için özel bir presleme makinesi kullanılır. Kâğıt, basınç altında ve yüksek ısılarda, plastik ince bir oyuk içerisine sarılıp, kir ve suya karşı dirençli bir hale getirilir.

 

Birkaç kâğıdın özel reçineler kullanılarak birbirine preslenmesiyle ortaya çıkan laminat, 80’lerin sonlarında mutfak tezgâhlarında, duvar panolarında ve mobilyalarda kullanılmıştır.

 

Zemin kaplaması olarak kullanılmaya başlanması ise, ilk üretimden yaklaşık 30 yıl kadar sonra olmuştur ve bu yeniliği, bir takım sorunlar da beraberinde izlemiştir.

 

Bu sorunlardan en büyüğü ise aşınma sorunudur. Zeminde kullanılacak olan malzemenin mutfak ya da duvarlarda kullanılan malzemeden çok daha fazla aşınacak olması nedeniyle, 10 kat daha dayanıklı bir laminat üretilmiş ve zemin kaplaması olarak kullanılmıştır. Geçen yıllar içinde devam eden çalışmalar sonucu ise, zeminde kullanılan bu malzemenin dayanıklılığı 20 kat arttırılmış ve aşınma sorunu bu şekilde giderilmiştir.

 

Son teknoloji baskı sistemleri sayesinde, hayal gücünün sınırlarını zorlayan desenlerle laminat, antistatiklik ve antibakteriyel olması ve su geçirmezliği ile tüketicinin beğenisini kazanan bir zemin kaplaması haline gelmiştir.

 

Osmanlı döneminde kâğıdın dayanıklılığını arttıran bu teknik, modern teknolojiyle mobilya, duvar ve mutfak tezgâhlarını kaplamış ve günümüz teknolojisinin olanaklarıyla, sürekli yenilenerek ve değişerek zeminlerde karar kılmıştır. Osmanlı keşfi laminat tekniği, ortaya çıktığı topraklarda usta laminat firmalarının özgün modelleriyle, zeminleri konfor ve şıklıkla süslemektedir.

 

Uzun süre su altında kalan laminat parke ürünlerinin tekrar kullanılabilme ihtimali oldukça zayıftır.

 

Bu noktada, ürünün kalitesi de büyük önem taşır. Kalitesiz laminat parkeler, suda kolaylıkla dağılır ve tamiri mümkün olmaz. Yüksek kalitedeki laminat parkelerin ise suya olan dayanıklılıkları ve dirençleri daha fazladır.

 

Laminat parkeler, temizlenirken ıslak bezle silindikten sonra mutlaka kurulanmalıdır. Bu tip kolay uygulamalar, ürünün ömrünü uzatacaktır.

 

Laminat parke üreticileri, insanların rahat edebilecekleri oda sıcaklığı ve bağıl nemi dikkate alarak üretim yaparlar. Genel olarak insanlar, 18°C ile 24°C derece arasında ve %50 ile %60 bağıl nem oranlarında rahat edebilirler.

 

Teknik olarak bu değerler dikkate alınarak üretim yapılır. Normal değerlerin üzerinde bağıl nem ve rutubetin olduğu mekânlarda, parkelerde genleşmeye bağlı olarak şişme meydana gelir. Bağıl nem ve rutubetin fazla olduğu yerlerde laminat parke kullanılması tavsiye edilmez.

 

Laminat parkeler için bir diğer tehlike ise yüksek ısıdır. Çok yüksek derecede yanan soba odalarında laminat parke panelleri arasında açmalar ve yine genleşmeye bağlı olarak şişme meydana gelir. Ürünün direk olarak güneş ışığına maruz kalması da şişmeye neden olabilir. Güneş ışığı ayrıca, renk ve desen tabakasında da solmalara sebep olur.

 

Laminat parke montajı yapılırken 15 mm ile 20 mm arasında genleşme boşlukları bırakılır. Isı farkları nedeniyle parke hacmi genleşerek büyür. Büyüme, bırakılan genleşme boşluğundan fazla ise, ürün odanın içine sığmayarak yukarı doğru kabaracaktır.

 

Laminat parkelerde montaj sırasında, uygulamadan da kaynaklanan şişme ve kabarmalar meydana gelebilir. Montaj yapılan duvar diplerine uygun genleşme boşluğu bırakılsa bile, sadece laminat parke paneli gözden kaçırılıp duvar dibine yakın bırakılırsa, laminat parkede sorun yaşanabilir. Kullanım hatası yoksa meydana gelen şişmenin ilk nedeni genleşme boşluğunda yaşanan bir problemdir.

 

Böyle bir durumda, laminat parke süpürgelikleri sökülerek, sorun hangi laminat parke panelinden kaynaklanıyorsa tespit edilir. Tekrar 15-20 mm boşluk kalacak şekilde, panelden parça kesilerek montaj sonlandırılır.

 

Önemli olan, şişme ya da kabarma meydana geldiğinde parke ustasına vakit kaybetmeden haber verilmesidir. Laminat parke ürününün şişmiş bir şekilde bekletilmesi, parke panellerinde tamiri mümkün olmayan deformasyonlara neden olur.

 

Ayrıca, parkenin çok kurutulmuş olması, kullanılan tutkalın çok bekletilmesi ya da zeminin temiz olmaması, zayıf, kalitesiz ya da aşırı nemli olması da parkenin şişmesine veya zeminden ayrılmasına neden olabilir.

 

Şişme, montaj işleminden sonra, ilk on saat içinde meydana gelmiş ise, nedeni aşırı nem emmiş olmasıdır.

 

Döşenecek olan parkenin nem oranı %8-12 arasında olmalıdır. Parke tutkalları genellikle su bazlıdır.

 

Tutkal kullanımı m2’de 1 kg’yi geçmemelidir. Aşırı tutkal kullanımı parkenin altına su dökmekle eş değerdir.

 

Montajda, tutkal bile dolgu maddesi olarak kullanılmamalıdır.

 

Laminat parkenin kalitesi kadar, uygulandığı mekânın zemini ve doğru şekilde montajının yapılması da büyük önem taşır.

 

Meydana gelebilecek her deformasyonda erken müdahale edilmesi ise, adeta parkenin hayatını kurtarır.

Yorumlar
Yorum / Soru ekleyebilmek için üye olmanız gerekmektedir.